Mustafa Kemal Mahallesi Barış Sitesi 2104. Sk. No:1 Çankaya / Ankara      0 312 285 88 67 - 0 312 285 53 29      info@imkon.org.tr                                        14 NİSAN'DAKİ ATO SEÇİMLERİYLE İLGİLİ İMKON'UN TANITIM VİDEOSU

 

KAMU MÜTEAHHİTLERİ BATIYOR, FİYAT FARKI BEKLİYOR

İmkon

-ÖNÜNE GELENİN MÜTEAHHİT OLMASI SEKTÖRÜN SONUNU GETİRDİ

 

-AT ARABACI VE YORGANCININ MESLEK ODASI OLDUĞU ÜLKEMİZDE, MÜTEAHHİTLİK MESLEĞİ DAHA MI ÖNEMSİZ Kİ ODASI YOK?

 

-MÜTEAHHİTLİK SEKTÖR KRİZİNİ ANCAK CUMHURBAŞKANIMIZ ÇÖZER

 

-EKONOMİMİZİN LOKOMOTİFİ İNŞAAT SEKTÖRÜNE SAHİP ÇIKMAK 250 ALT SEKTÖRÜ DE KURTARACAKTIR

 

Yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla ülkemiz ekonomisinde birçok kez kaldıraç görevini üstlenerek Türkiye ekonomisini şahlandıran inşaat sektörü, 250 alt sektörü ve istihdam ettiği 3 milyona yakın vasıflı, vasıfsız kişiyle ülkemiz ekonomisinin adeta lokomotif sektörü olmuştur.

 

Son 5 yıldır Türkiye’de müteahhitlik sektörünün yavaş yavaş sürdürülebilir olmaktan çıktığını, Müteahhitlik Hizmet Kanunu çerçevesinin ve bunu denetleyen Müteahhitler Odası’nın olmamasından dolayı da arz talep dengesinin bozulduğunu, önüne gelen herkesin müteahhit olduğunu, buna bağlı olarak durağanlaşan piyasanın ve döviz kurlarının yükselmesi ile aşırı artan başta demir ve diğer inşaat malzeme fiyatlarının yükselişi müteahhitlik sektörünü adeta kilitlemiş, sektörü büyük bir krize ve buhrana sürüklemiştir.

 

Hükümetimizden ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan bir an önce bu duruma el atmasını, aksi takdirde şu ana kadar sektörde batan müteahhit sayısının yaklaşık % 20’ye yaklaştığını, bu şekliyle yıl sonunu bulmadan, sektörün %30’nun daha batma riskiyle karşı karşıya kalacağının ayak seslerini duymaktayız.

 

İnşaat sektörüne bağlı 250 diğer ilişkili alt sektöründe bu durumdan etkilenmemesi mümkün değildir. Her batan müteahhidin en az 4-5 civarında alt taşeron ve inşaat malzeme tedarikçisini de batırma riski taşıdığını, bunun da müteahhitlik piyasasından dışa taşarak, bu krizi daha da derinleştireceğinden endişe duyuyoruz.

 

Hükümetimizin zorda olan müteahhitlere eşit ve adil bir şekilde; durumunu toparlayabileceklere fiyat farkı vererek işini devam ettirip kurtarmasını, süre sıkıntısı olanlara cezasız ek süre vermesini, işe başlamamış veya yeni başlamış aciliyeti olmayan işlerin tasfiye kararnamesiyle hızlıca tasfiyelerinin yapılmasını, son 3 aydır kriz ve zamlardan dolayı işe başlayamamış veya iş yapmak istemeyen firmaların yanmış olan teminatlarının iadesini ve yasaklılıklarının kaldırılmasını bu düzenlemelerle batma riski taşıyan kamu müteahhitlerinin önemli bir kısmı kurtarılacaktır.  

 

Özel sektörde  kat karşılığı iş yapan müteahhitlerimize işlerini teslim edebilmeleri için cezasız sınırlı yeni ek süre verilmeli, konut kredi faizleri sosyal nitelik şartları çerçevesinde düşürülmeli, yıl sonuna kadar sınırlı olmak üzere sıfır konut satışlarında sıfır tapu harç bedeli muafiyeti getirilerek özel sektör konut piyasası canlandırılmalıdır, özel sektörün sorunlarının çözümü bu şekilde daha da kolaylaşacaktır.

 

Son zamanlarda 3 bine yakın şirketin konkordato ilan ettiğini, maalesef bunların % 75’inin inşaat ve inşaatla ilişkili şirketler olduğunu, bu durumun da sektörü gerçekten ne kadar büyük bir sıkıntıya düşürdüğünü görüyoruz. Konkordato ilanlarına daha sıkı şartlar getirilerek, art niyetli kişilere de fırsat verilmemelidir.

 

Sonuç olarak, konu sadece 400 bine yakın müteahhidin, 100 bininin taşıdığı batma riskini bertaraf etmek değildir, aynı zamanda bu 100 bine yakın batma riski olan müteahhidin ilişkili olduğu ortalama 5’er alt taşeron şirket, malzeme tedarikçilerine batırmaları ve inşaatlarında 700 bine yakın istihdam edilen kişinin de işinden olma riski de taşımaktadır. Bu açıdan inşaat sektörü ülkemizin ekonomik istikrarı açısından kesinlikle kaderine terk edilmemelidir. Ortalama % 15 -30 bandında karla iş alan müteahhitlerin ortalama % 70’lere yakın fiyat artışlarını sübvanse etmesi mümkün değildir. Bunun sonucu “göz göre göre batın” anlamına gelmektedir. Evet, sektörün sürdürülebilirliği açısından kontrollü bir küçülmeye ihtiyaç vardır ancak bunun yolu otobüsü devirmeden, Müteahhitler Odası altında mesleğe giriş ve işleyiş çerçevesini oluşturmak ve ülkemizde fazlalık olarak biriken müteahhitlik enerjisini daha profesyonel ve elenmiş bir şekilde yurtdışına taşımaktır.

 

İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) olarak; bütün raporlarımızda Türkiye’de müteahhitlik sektörünün bu haliyle iyiye doğru gitmediğini, ilgili Bakanlıklarımıza verdiğimiz raporlarımızda, yaptığımız toplantılarımızda, konferanslarımızda, ulusal medya kanallarımızda yüzlerce kez sektörün bu şekilde sürdürülebilir olarak ayakta kalmasının mümkün olmayacağını, önüne gelenin müteahhit olmaması gerektiğini, bunun bir sermaye ve yeterlilik çerçevesinin olması gerektiğini, devlet ile meslek arasında koordinasyonu sağlayacak “Müteahhitler Odası’nın bir kısım sektör statükocularının istememesine rağmen kurulması gerektiğini,” devlet büyüklerimize birçok kez arz etmiştik.

 

Ülkemizde at arabacıları ve yorgancılarının dahi Oda’sının ve mesleki çerçevesinin olduğu bir durumda, müteahhitlerin mesleki çerçeve ve sektörün belli bir disiplin içerisinde işlemesini sağlayacak Müteahhitlik Odası’nın olmadığı noktada, durumun bu şekilde olmasından başka bir sonuç zaten beklenemezdi. Ancak hiçbir şey için hala geç değildir. Konfederasyon olarak; Cumhurbaşkanımızın göstereceği istikamette, güvenli yarınlarımızın geleceğini daha güçlü bir şekilde inşa etmek ve sektörün kurtarılması için Hükümetimiz ile her türlü işbirliği içerisinde olacağımızı beyan ederiz.

 

Saygıyla kamuoyuna sunulur.

 

19.10.2018

 

İletişim : Mustafa Kemal Mah. Barış Sitesi 2104. Sk. No:1 Çankaya/Ankara 0312 285 88 67 - 0312 285 53 29 info@imkon.org.tr